maskeli allâme

maskeli allâme

23 Mart 2011 Çarşamba

Ağlayan Şehir

yalnızlığın gem vurduğu, at koşturduğu yerdi
bizim tek başımıza sıkıldığımız kalabalık.
yer yer rastlamak mümkündü kuru gözyaşlarına,
ruhlarımız esir kampında hepsi kurbanlık.

ağlardık bizde sık sık, câbeca
duyan olmazdı sesimizi bu kalabalıkta
bazen sevişirdik gök kubbenin altında,
yalnızlıkla...

utanmazdık, sıkılmazdık bunları icra ederken
ruhlarımız kirlenmişti zaten ezelden,
kükrerdik, yırtınırdık kafesteki aslan misali
fakat hepsi beyhude gelirdi, beyhude giderdi.

çare yok, hiç de olmamıştı zaten
kurtuluşu arayan bizim gibi binlerce neferden,
arda kalan sadece ağır gaziler
onlarda yorgunlar.

en son katrenin düştüğünü görünce
inanmıştım ağlayan şehire,
o gün o şehir yalnız kalmasın diye
bende ağladım delicesine...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder